Patruş
Bilinçsiz yönlendirim fişi çekti.
Fiş derin denizlerde nefes aldı.
Balık oldu.
Yöneldi.
Yönlenimler akıntılar belli bir bilince sahip değildi.
Balık öldü.
Vasiyetnamesi vardı.
İşine karışılmamasını diledi.
Akıntı.
Sonra sıçtı.
5 months ago(16:17).
-Siyah çorba içti.
-Siyah çorba içti. Gri ayakkabısının bağcığını bağladı. Sarı gezdi.
SİYAH: Etkililikte üst sınıra ulaşmayı isteyen bir kadın bunu neyle sağlar? Büyüklükte?
GRİ: Ayakkabılarıyla.
SARI: Bisikletleriyle.
SİYAH: Bir kadın ne ile devleşir? Tanrılaşır?
GRİ: Nevresimle.
SARI: Tokayla.
SİYAH: Hiç konuşmasına gerek kalmadan bildirmeyi nasıl yapabilir? Vergi ödemeden?
GRİ: Hesap makinesi sayesinde.
SARI: Defter sayesinde.
SİYAH: Turuncu nedir? Turuncu hiçbir şeydir. Turunculuk hiçbir şey sağlamaz. Turuncu, sekiz, arkeoloji bunlar hiçbir uç nokta belirtmez. Bunlar en az bir mavi, bir dalgıçlık, bir yüz otuz yedi kadar aleladedir.
GRİ: Ne yapmalı?
SARI: Top mu oynamalı?
SİYAH: Siyah. Siyah nedir? Siyah kimdir? Siyahın profesyonelliği ne üzerinedir? Siyahı cilalamak anlamlı mıdır?
GRİ: Sen olmak üzerinedir.
SARI: Ben olmak üzerine değildir.
SİYAH: Siyah benim. Ben her nesneye yaptığım gibi kadının da her şeyin tavanında geziyormuş hissine kapılmasına yol açarım. Siyahtan kötü de beklenir yüce de. Bilinmezlik kaynağı, bir kara delik, bir tavşan hızında koşan özgüven, Sears kulesinden aşağıdaki bulutları izlemektir. Michigan Gölü’nün sıradanlığına kapkara bir darbedir, kibirdir; iddialara yanıt vermez, aşağı görmeleri de kabul eder; alçakgönüldür, AMA turuncu değildir, sekiz hiç, İspanyolca asla. DEĞİLdir. Ve her şeyin tam zıttını da o şeyle birlikte içerir.
GRİ: O halde,
SARI: Gerçekte,
SİYAH: Nesnel bir göz siyah görmez ama görmediği yerler doğal olarak siyah kalır. Öznel bir göz siyah görür ve yüce görür, zavallı görür.
GRİ: Gri, uç olmamak konusunda en uç şeydir!
SARI: Sarı, plastik toplar ülkesinin kusursuz tanrısal şeyidir!
SİYAH: SİYAH SİLAHTIR.
GRİ: O halde siyahkullanıcılığı nedir?
SARI: Siyahkullanıcısı kendini mi aldatıyor?
SİYAH: Turuncu ile özyüceltici görmedim. Turuncunun özyüceltici etkisi yok mudur? Gerçek şu, turuncuyu özyüceltide kullanabilecek birinin zaten turuncuya ihtiyacı yoktur. O halde,
GRİ: Donanmak bir hiç bile değildir, hiçten de aşağı bir değerdedir, zateni de düşürür.
SARI: Donanısal üstünlük zatensel zavallılığın bahçesinde ata biner.
-Gri ve sarı betonda çıplak ayakla durdular. Siyah perde taktı.
5 months ago(20:39).
-Poli zoe kendi kendine düşündü.
-Poli zoe kendi kendine düşündü.
POLİ ZOE: Herhangi bir şey üzerine düşünmeye gerek olmadığı gibi kendi kendime düşünmek de saçma geliyor.
ZOE: O zaman niye düşünüyorum?
POLİ: Bilmiyorum.
POLİZOE: Niye kendime cevap vermek zorundayım?
POLİZEİ: Kendime niye soru soruyorsam o yüzden cevap vermek zorundayımdır galiba.
POLİ ZOİ: Niye kendime soru sormak zorundayım?
POLİ: Bilmiyorum.
ZOE: O zaman niye düşünüyorum?
POLİ ZOE: Her herhangi şeyin herhangi bir tatmin edici cevabı olsa düşünmeye zaten gerek olmayacaktı.
-Altırcıklı bir haldi bu, Poli zoe takımyıldızları düşündü.
-Muz sandalyede oturuyordu.
-Muz sandalyede oturuyordu. Patates tıraş oluyordu.
PATATES: Yatağını toplamamışsın.
MUZ: Tıraş olmuşsun.
PATATES: Ne alakası var?
MUZ: Yatak toplamakla tıraş olmak aynı şeydir. Ne demek ne alakası var?
PATATES: HAHAHAHAHA. Hasiktir bunu herkese anlatmam lazım: PATLICAN, DOMATES, HAVUÇ.
MUZ: SALAK’a da anlat en çok o hak verir sana. Birlikte çok gülersiniz bana.
PATATES: Hiç büyümeyecek misin? Kendine çekidüzen ver.
MUZ: Sen bir kel kafalı olarak büyüklükten hâlâ hoşlanıyorsun. Ben çocukça beneklerimi, kreş çocuğu kokumu seviyorum. Beni sadece çocuklar sever.
PATATES: Ben HAVUÇla görüşmeye gidiyorum.
PATATES: MUZdan geliyorum. Ne salak bir şeydir bu ya!
HAVUÇ: Ne oldu yine? HAHAHA.
PATATES: Yatak toplamakla tıraş olmak aynı şeydir diyor HAHAHAHA.
HAVUÇ: Çok garip.
-Muz sandalyede oturmaya devam etti.
-Kalemtıraşın büro masasının yanında duran çöp kutusu
-Kalemtıraşın büro masasının yanında duran çöp kutusu hakkında gocuğun bitirme tezi.
GOCUK: Evrenkent adı yakıştırılan büromasasıyanındadurançöpkutuları artık tamamen işlevsizdir.
KALEMTIRAŞ: Ya kağıt atık kutuları? Silgi çöpleri ve ayakkabılar onlardan övgüyle bahseder.
GOCUK: Onlarda da iş yok. Kel dinozor çöplüğüdür.
KALEMTIRAŞ: Tek umut dinozorlarda değil mi zaten şu noktada?
GOCUK: Dinozorlar olağanüstü çaba göstersin ki bensevmemci sakallılar kendine gelebilsin, hiç değilse irkilebilsin. Kel kahvesever dinozorlardan beklenecek hareket mi bu? A4 kağıt harcamaktan hoşlanıyorlar, kendi kendilerine yeterler ancak.
KALEMTIRAŞ: Dinozor devrimi gerekli. Bir gezgin taş, bir ateş topu ve dev kraterler, krakerseverciliği yeniden canlandırmak ve iktidarsızlık sorunu yaşayan tüm kelleri unutulmak üzere kendi jeolojik katmanlarına gömmek.
GOCUK: A4 kağıt üretimi kendi ellerinde. Önlerine getirilen A4lere karşı takındıkları tavır tam bir kelkafalılık. Kimi silgi çöpleri bile bunlardan daha iyi düşünebiliyor. Sakallı A4ler kendilerinde pide yeme yetkisi görüyorlar. Bir dinozor da çıkıp sarsmıyor bu bensevmemcileri: “Sen söyle bakalım Belçika nerede? Güneşte hangi elementler bulunur? Optikten bahset, matematik kuramlardan dem vur.”
KALEMTIRAŞ: Büromasasıyanındadurançöpkutusunda alelade bir pasaklık olacaklar, bunun çözümü yok.
GOCUK: İdari amirler bu büro malzemelerine öyle bir ortam hazırlıyorlar ki bir silginin, bir paspasın, bir kapı zilinin bürodan kaçmaya heveslendiğine şahit olmadım. Kaç kişi bir büronun buruşuk elli kellerin kıraathanesi olduğunu iddia edebilecek. Kahve kahve kahve.
KALEMTIRAŞ: Mantık mantık mantık. Süperego süperego süperego. Aaa Aaa Aaa. Bu nasıl bir aaanegarip!çiliktir böyle. Botlar kellerin arasında dolaşmaktan nasıl da mutlu.
GOCUK: Lego parçalarını anlamlı yapan bir çocuğun yaratıcı zekasıdır. Sakallı bir A4’ten ise bu konuda umut yok. Biliyorsun legoseverlik bile büro malzemesi oldu, kellerin eline düştü. Yeter ki hiçbir şey bireysel olmasın, makarnasını yeni bitirmiş çocuklar legolarını kellerin yanında oynasın ve birer A4’e dönüşsün. Hangi çocuğun babası büro amiri değil ki! Her-şey-satıcılarına çocuklarını bedavaya teslim ediyorlar ve çocuk A4 oluyor.
KALEMTIRAŞ: Yaratıcılık markette satılıyor. Dinozorlar kel kel keyif yaparken marketler evrenkentleri öldürdü. Neyse. Carl Sagan.
-Kalemtıraş bir kurşun kalemin ucunu sipsivri yaptı. Bu esnada bir ilkokul çocuğu, sırasının altına çiş yaptı ve akşam muz yedi.
-Kalemtıraş muz yedi.
-Kalemtıraş muz yedi. Kalemtıraş muz bitirdi. Üzerine yeşil ışık yansıyan gözlük camı biraz suya sabuna dokunayım istedi.-
ÜZERİNE YEŞİL IŞIK YANSIYAN GÖZLÜK CAMI: Peki. Ama kendinle çelişiyorsun.
KALEMTIRAŞ: Öyle bir şey yok.
ÜZERİNE YEŞİL IŞIK YANSIYAN GÖZLÜK CAMI: Hani kendini kandırmacaydı, üzerinde düşünmeye değmezdi ama zavallıcaydı?
KALEMTIRAŞ: …
ÜZERİNE YEŞİL IŞIK YANSIYAN GÖZLÜK CAMI: Şimdi kendini kandırmıyorsun yani?
KALEMTIRAŞ: Sadece hep yanımda olmasını istediğimi biliyorum.
ÜZERİNE YEŞİL IŞIK YANSIYAN GÖZLÜK CAMI: Sen de arkadaşlı oldun, kendine hakim olamadın, ideal özellikleri kafanda bir şeyle özdeşleştirdin.
KALEMTIRAŞ: Sonucun kendisini yargılama hatasına düşüyorsun.
ÜZERİNE YEŞİL IŞIK YANSIYAN GÖZLÜK CAMI: Yapay değişkenler var: İki yüzlü değişkenler. Bu sonuç bu yapay değişkenlerin sonucu.
KALEMTIRAŞ: Bir referans noktası yoksa hiçbir düşünce iki yüzlü veya dürüst değildir.
ÜZERİNE YEŞİL IŞIK YANSIYAN GÖZLÜK CAMI: Pratikte referans noktalarını yok saymadığımızı biliyorsun.
KALEMTIRAŞ: İşte. Asıl yapay olanın bu referans noktaları olduğunu da sen biliyorsun. Yapay olduklarını bile bile onlarla uygunluk göstermek, hayatımın başından beri düşüncelerime etki eden her faktörün doğal sonucu olan bir seçimdir. Şimdi de onları yadsımayı seçiyorum. Bu seçimi kendim tükürüp doğal gösterdiğim nedenlere bağlıyorsun ama hata yaptığın nokta da bu oluyor.
ÜZERİNE YEŞİL IŞIK YANSIYAN GÖZLÜK CAMI: Hiçbir güç beni götten uydurma argümanlarla harikalığı ispatlanmaya çalışan herhangi kişilere kendi lüzumsuz nedenlerim dışında nedenlerle üstelik de kuvvetlice bağlanmamı sağlayamaz. Bu -canım öyle istediği için uydurduğum- nedenlerin lüzumsuz oldukları da zaten en baştan kabuldür.
KALEMTIRAŞ: Büyük bir umutsuzluk içinde, varlığını biliyor ya da bilmiyor olsan da veya bunu önemsemiyor olsan da küçük bir umut varsa ortam uygun olduğu anda, kendi uydurma nedenlerine ihtiyaç olmadan da birine güçlü şekilde bağlanabiliyorsun. Ortam nadiren uygun oluyor. Ayrıca kişinin kendisi de ortam değişkeninin içinde.
ÜZERİNE YEŞİL IŞIK YANSIYAN GÖZLÜK CAMI: Doğal bağlılığın güçlülüğü yoktur, götten ne denli güçlü nedenler uydurabildiğin vardır.
KALEMTIRAŞ: Lüzumsuz olduğunu kabul ettiğin nedenler uydurup herhangi kişilere yakınlık duymaya çalışman gösteriyor ki sen de bu yapay nedenlere yer bırakmayacak kadar doğal ve güçlü bir neden arayışındasın. Bu doğal ve güçlü nedeni, doğası gereği sen kendi kafandan uyduramazsın. Bilinçdışıdır ve olması geldiğinde olur. Sadece bu.
ÜZERİNE YEŞİL IŞIK YANSIYAN GÖZLÜK CAMI: Hem bunun oluşabilmesinde küçük bir umudun varlığının yeterli ve dolayısıyla gerekli olduğunu söylüyorsun hem de bunun bilinçdışı bir iş olduğunu, yapay nedenlerden açık bir şekilde nitelikçe farklı olduğunu, kendin uyduramayacağını söylüyorsun. Bence o küçük umut aslında nitelikçe farklı sandığın güçlü bir uydurmaca yaratma gücünün ta kendisidir. Kendin bile bunu yadsıyorsun, o derece güçlü bir uydurmaca.
KALEMTIRAŞ: O küçük umut da olmasa hiç kimseden medet ummayacak kadar güçlü ve aldırmaz oluyorsun, belki de güçsüz bilmiyorum. Birine ihtiyaç duyma duygusu varlığını yitirdiğinde -en azından senin hayatına artık etki edemeyecek boyutlara küçüldüğünde- herhangi birine bağlanman artık imkansızdır. Bağlılığı meydana getiren nedenler doğal ya da yapay olsun, bu duygu olmadan bağlılık mümkün değildir. Onun için o umut gereklidir ki bu duyguyu -belki de düşüklüğü- içinde hissetmen mümkün olabilsin.
ÜZERİNE YEŞİL IŞIK YANSIYAN GÖZLÜK CAMI: Bu duygunun da iş ortağı ve önayağı olduğu bir ortam. Tam herkese güvenini tamamen yitirmek üzereyken yeniden birilerine kusursuz bağlılık duyma isteği. Yapay olup olmadığı önemli değil ama her şey bireyselliğinin tavan yapmasına ve bilinçsiz bir şekilde var olan topluma itaatin silinip gitmesine doğru yol alırken bu duygu şimdi işleri daha iyiye götürecek mi bilmiyorum. Belki bu dediğim senin bu doğal ya da yapay yöneliminin istediğin şekilde sonuçlanmamasıyla aniden gerçekleşecek. Ama tekrar söyleyeyim, bu doğal bir yönelim değilse sen de gerizekâlısın veya gerizekâlı olmaya çalışıyorsun.
KALEMTIRAŞ: Belki tüm bu duygular, kendini yok etmenin doğal önayaklarıdır. Kendini sosyal anlamda yok etmek. Ama böyle olmasını istememeye başladım, istediğim mutlu olmak.
ÜZERİNE YEŞİL IŞIK YANSIYAN GÖZLÜK CAMI: Başka biri sayesinde kendini gerçekten mutlu hissetme aldatmacası. Kötülüğünü istemek dışında yapabileceğim bir şey yok.
-Üzerine yeşil ışık yansıyan gözlük camı inşasını yeni tamamladığı camisine döndü.-
Su, ağızdaki şekeri temizler
Su, ağızdaki şekeri temizler
Çay, ağızdaki yorgunluğu erekte eder
Kola, sindirim sistemine karaborsacılık yapar
=
Asit, gevrek timsahlar ıslatır
Mina Urgan, flüt çalarak kredi kartı kullanmayı anlatır
Musluk, şehir ruhunun karanlık tepelerine tırmananların sigarası
Tava, çeşit kırbaççısı
Poşet, çocuk çarşambası
:
Pembe, reddedisyenlerin Marco Polosu
İdare Hukuku, federasyonlara hıyarağalar yetiştirir
Mavimsi gri, bir tür his perisi şapkası
Senfoni, çim saha biçimleyicisi
+
Soğuk, çok yağlı olduğuyla bilinen
Mantar, çeşitli Marlboro adaptörlerine hizmetkar
Düz çizgi: olgunluk, bensevmemcilik, makarna, elektronik tost
1 = 7 = 3 = 4 = 27 = 6 = 7 = 53 = 9 = 2590 = 11 = 112 = 13 = 61
*
Fire Hose, Fire House, Fire Horse, Fire Force, Fired Once, Tired Twice, Try to Cry
Çocuk yaratısı hiçbir şey soslu makarnadan daha az güzel değil çünkü
Özellikle şu saatlerde
½
Marche Cabaret: YÜRÜYEN KİBRİT KUTUSU
DLKSNHAKLDFŞ HNAfdlşhMAFDLhmA LDFHA MFdlhMSDFLŞHMSD FLJŞSfmljsdfJ
ŞLMDFHlşafdMHAlşfd MAFLŞMAFDLŞHA ELRGHLANHALRJY AORHAOLŞHOLTJHSRTJ.
KULAĞIM KANAYANA KADAR
LSDFKJGHSL İŞDJEKALİŞDSGKAFIŞS KFOASGDHLŞSDMH LFDH MDFL ŞHL MFELF
LKFDMHZLFDK MLFDKHMdşlSMG LDSGMKSGN KDLZGNDKL.ZGNDKFGNDFKHNFH FK
Bayat ekmek için kahvaltılık sos kavanozu geçilmezdir. İskambil falı. İlkokulda çok ağlardım. Düşününce, çocukluk boyunca gelişen bir sosyal zeka, sonra ise ani bir şekilde en baştaki pasif, ciddi hale dönüş gün gibi ortaya çıkıyor. Siz siz olun ciddiyeti bozmayın, prensipli olun ha yetişkinler, aman. Diğer yandan huzurevi çok hoş bir yer olsa gerek.
6 months ago(00:42).
Kulp
I understand, my friend
Bu case logic burada kapanır diyorsun
Herkes kendi giyinik patikasını kızartsın
Fincan kulpları Afrika’nın Yeşil Tepelerinde gezinsin
Falan
Ve anlamına gelen Hemin antidepresanlara boğulması,
The Cruxshadows’un Ceasarianday diye şarkı tüttürmesi,
Filan benim iyiliğim içinmiş güya
Çoban tüfeğinin keçi postuyla geçit törenine katılması,
Sinek kalesinin 199871’de alınması,
Sertlerle Sırpların Sırt Kaşıntısı savaşındaki çaresizlikleri,
Kasabaya yeni gelmişliklerin lüzumluluğu
Vealeykümselamın elma yediği gün merdivene tırmanmıştı.
Tüm düzeltmeleri
Tüm açıklamaları
Tüm savunma mekanizmalarını
Tüm doğrulamaları
Tüm yanlışlamaları
Tüm keyif kaçıran lafları
İki lira yirmi beş kuruş karşılığında duvarlarda karikatürize edeyim.
Çünkü okul bana göre değilmiş sanki.
Bir tek ben varım
Hatta
Onu da ben yok etmek istiyorum
Ve
Benim yerime bir muz bitkisi yetişsin
Veya
O bitkiden tütün üretsinler
Bununla birlikte
Yakıp fakirlere dağıtsınlar
Ama
Elma da dağıtsınlar
Çünkü
Sigara içmeyenler alkışlansın
Bu itibarla
Yok etmek istiyorum
Üç birlik kuralı: bir, iki, üç, sonra yeniden bir
Narsisizm gibi modası geçmiş laflarla uğraşana kadar
Kalemtıraş gibi modası geçmemiş laflarla uğraşırım
Ama kriterim modasının geçip geçmediği değil
İşte çaydanlık burada kendini gösteriyor
Çaydanlık kriter gerektirmemenin müfettişi,
Ilık su içenlerin korktuğu,
Buluşmayı seven arkadaşlıların anlamadığı,
Meyve,
Düpedüz salaklara göre olan,
Salaklığı kendine yedirememişlerin küçük düşürdüğü,
Ekmek üreticilerinin, yaşlı taksicilerin, itfaiyecilerin, emekli hakimlerin, kuruluş müdürlerinin gizli arkadaşı.
Çaydanlık arkadaş kabul etmez,
Çaydanlık hoşgörülüdür,
Çaydanlık sevimlidir,
Çaydanlık diktatördür,
Çaydanlık aptaldır,
Çaydanlık pişti oynamayı sever,
Çaydanlık yumuşaktır,
Çaydanlık betondandır,
Çaydanlık saydamdır,
Çaydanlık plastiktir,
Çaydanlık UV filtresidir,
Çaydanlık sayfadır,
Çaydanlık çay kaşığıdır,
Çaydanlık alçakgönüllüdür,
Çaydanlık namerttir,
Çaydanlık soytarılıktır,
Çaydanlık kendi kendinle alay ettiğin noktada durup düşünmez,
Çaydanlık çay koyar ve hiçbir şey yapmaz,
Çaydanlık hiçbir şey yaptı,
Çaydanlık işedi,
Çaydanlık her şeyin içine tükürdü,
Çaydanlık entelektüel bir işportacıdır,
Çaydanlık kimseyi sevmez.
O halde çaydanlığı çekiçlerle eğip bükelim, tükrükleyelim, çöpe atalım.
#arayüz tasarım#uygarlık tarihi#tor topoğrafyası#teoman#alkol kullanımı 6 months ago(01:02).


